Sıkıntı İçin Okunacak Dualar

Sıkıntı İçin Okunacak Dualar Allah’u Tealâ, dünyaya bir imtihan üzere gönderdiği insanlara yer yer sıkıntılar ve güçlükler verir. Bu sıkıntı ve güçlüklerde de, Kendisine sığınılmasını ve O (C.C.)’ndan yardım istememizi bekler. Başına bir musibet gelen, bir sıkıntıya düşen ve yahut bir derdi olan kişi Allah Zülcelâl Hazretlerine sığınır ve sabrederse kazanan kişilerden olur. Sıkıntı anında Allah’u Teâlâ’ya sığınıp yardım istenmesi ve yardıma mazhar olunması ile ilgili sayısız örnekler bulunmaktadır. Sıkıntı için okunacak duaya en güzel örnekler, en güzel insan olan ve ömründe en çok sıkıntıya düşmüş insan olan Efendimiz Hz. Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem’den verilebilir.

Sıkıntı Anında Ayetel Kursi ve Amenerrasulunun Okunması

Sıkıntılı anlarda okunacak en etkili dualar birisi Ayetel Kürsî ve Amenerrasûlü’dür. Ebu Katâte (R.A.) Rasulullah (S.A.V.)’in şu hadisini rivayet etmiştir: “Sıkıntısı olan ve musibete uğrayan, Ayetel Kürsi ve Amenerrasûlü okursa, Cenab-ı Allah, o kimseyi bu sıkıntı ve musibetten kurtarır.”

Rasulullah’ın (s.a.v.) Sıkıntı Anında Okuduğu Dualar

Sıkıntı için okunacak dua; Hz. Abdullah bin Abbasdan (R.A.) rivayet edildiğine göre, sevgili Rasûlullah Aleyhisselatu vesselam, kendisine sıkıntı veren bir durumla karşılaştığında yada üzüntülü zamanlarında şöyle dua buyururlardı: “Lâ İlâhe illallâhûl’Aziymül’Haliym. Lâ İlâhe illallâhü Rabbül’Arşil’Aziym. Lâ İlâhe illallâhü Rabbüs’semâvâti ve Rabbül’ardı ve Rabbül’Arşil’Keriym” Manası: “Halîm ve Azim olan Allah’tan başka ilah yoktur. Büyük arşın sahibi olan Allah’tan başka ilah yoktur. Göklerin ve yerin sahibi olan Allah’tan başka ilah yoktur. O, arş-ı Kerem’in Rabbidir.”

Sıkıntı için okunacak dua konusunda Tirmizi’nin anlattığı ve Hazreti Ebu Hureyre (R.A.)’ın rivayet ettiğine göre, Efendimiz Hz Muhammed (S.
Sıkıntı İçin Okunacak Dua

A.V.) sıkıntılı bir mesele ile karşılaştığında ya da bir hadise kendilerini üzdüğü vakit, mübarek başını semaya doğru kaldırır ve şöyle dua ederlerdi, ‘Subhânallâhil’Aziym’ Manası: “Büyük ve yüce Allah’ı tesbih ederim” sonrasında dua etmeye gönülden istekli ve hararetli olarak devam edecekleri zaman da şu şekilde ilave ederlerdi: ‘Yâ Hayyü Yâ Kayyum!’.

Sevgili Peygamberimizin (A.S.), sıkıntılı anlarında çok okuduğu diğer bir duası da şöyledir: Hz. Enes Bin Mâlik’ten (R.A.) Rivayet edildiğine göre Rasûlullah (S.A.V.) üzüntü ve sıkıntı veren bir durum olduğu zaman “Yâ Hayyû Yâ Kayyum! Bi rahmetike esteğıs” Manası: “Ey Hayy ve Kayyum olan Allah’ım! Rahmetinle yardımını istiyorum.” şeklinde dua eder ve Cenab-ı Hak’tan yardım talep ederdi.

Sıkıntı için okunacak dua ya güzel bir örnekte, Hz. Yunus Aleyhisselam’ın balinanın karnına düştüğü zaman yaptığı duadır. “Lâ İlâhe illâ ente sübhaneke innî küntü minez’zalimin” Manası: “Allah’ım! Senden başka hiçbir ilah yoktur. Seni bütün noksanlıklardan tenzih ederim. Gerçekten ben, kendisine zulmedenlerden oldum.” Bu dua ile Hz Yunus Peygamber, balığın karnında Allah’u Teâlâ’ya yalvarmış ve sıkıntısından kurtulmuştur.

Sıkıntı anında okunacak bir başka dua; Hz. Ebu Bekre (R.A.)’dan rivayet edildiğine göre, Efendimiz Aleyhisselatu vesselam, “Sıkıntı ve üzüntüye uğrayan kimse şöyle dua etsin” buyurmuştur. “Allahümme rahmeteke ercû felâ tekilnî ilâ nefsî tarfete aynin ve aslihlî şe’nî küllehû lâ illâ ente.” Manası: “Allah’ım! Rahmetini umarım. Beni bir göz kırpması kadar bile nefsime bırakma. Bütün işlerimi ıslah et. Senden başka ilah yoktur.”

Sıkıntı için okunacak daha bir çok dua bulunmaktadır. İnsanın sıkıntılı anlarında başvurulması gereken tek mercii, insana yardım edebilecek tek güç Yüce Yaratanımız Allah Azze ve Celle’dir. Müslüman kişi başına ne gelirse gelsin Allah’a dua etmekten vazgeçmemelidir.

Okunuşu: “Yâ Vedud, Yâ Vedud! Yâ Vedud! Yâ ze’l-arşil Mecîd! Yâ Mübdiu, Yâ Muîdü! Yâ Fe’âlül limâ Yürîd! Es’elüke bi nûri vechikellezî mele’e erkâne arşike, ve es’elüke bi kudretikellezî kadderte bihâ alâ halkike, ve bi rahmetikellezî vesi’te külle şey’in lâ ilâhe illâ ente Yâ Müğîsü eğisnî Yâ müğîsü eğisnî Yâ Müğîsü eğisna birahmetike nesteğisu ve min âzabike nesteciru ecirna minennari ve edğilnal Cennete meâl ebrari bişefaâti nebiyyikel Muhtari âmin, birahmetike yâ Erhamerrahimîne velhamdülillahi Rabbil âlemine.”

Meali: Yâ Vedud Yâ Vedud! Yâ Vedud! Ey yüce arşın sahibi! Ey herşeyi hiçten yaratan Mübdi! Ey ölmüş yaratıkları yeniden yaratacak olan Müîd! Dilediğini yapabilen Allah’ım Arşının rükünlerini dolduran Zâtının nuru hürmeitine, bütün yaratıklarına gücünün yettiği kudretin ve herşeyi içine alan rahmetin hürmetine Sana yalvarıyoruz, Senden başka ilâh yoktur. Ey imdad isteyenlerin yardımcsı! Bizim imdadımıza koş! Ey zorda kalanlara yardım eden! Bize yardım eyle. Rahmetinden yardım diliyoruz. Azabından Sana sığınıyoruz. Bizi Cehennem ateşinden koru. Bizi seçtiğin Peygamberin şefaatiyle iyi kullarınla birlikte Cennete koy. Duamızı kabul buyur. Bunu rahmetinle yap ey merhametlilerin en merhametlisi! Ezelden ebede her türlü hamd ve övgü, şükür ve minnet Âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. (Üç defa.)

Kastamonu Lâhika’sında bu manada Üstad Said Nursî Hazretleri, talebesi olan Risale-i Nur hizmetinde “Nur İskele Memuru, Santral Sabri” olarak ayrıca sadakatine binaen “Sıddık Sabrı” diyerek iltifat ettiği Sabri Arseven’e yazdığı bir mektupta kendisinde olan vehmî ve asabî hastalığına ehemmiyet vermemesini tavsiye etmektedir. Buna benzer ruha sıkıntı veren haller ise, sabra ve mücahedeye alıştırmak için Rabbanî birer teşvik kamçısı tarzında olduğunu hatırlatır.

Çünkü, Mümin ruh hali bakımından iki halde olur. Biri Yaradanına karşı, kulluk görevlerini elden geldiğince eksiksiz yerine getirir, Allah’ın rahmetinden bekler, ümidini kesmez. Diğeri de kendini selâmete ermiş Cenneti elde etmiş olarak halinden emin değil, Allah’ın sonsuz merhametine güvenmeli, kendi sonundan emin olmamalı. Yani kul Rabbine karşı, devamlı korku ve ümit halinde olmalı. Çünkü ikisinin de uç noktası tehlikelidir. Sabır ve şükürde bulunmak için ikisi ortasında dengede durabilmektir. Ruhun genişlik hallerinde şükre devam etmeli, şükrü artırmalı; kabız ve sıkıntı hallerinde de tövbe istiğfar etmelidir. Bunlar Cenab-ı Hakkın Celâl ve Cemâl isimlerinin tecellileridir. Ruhun olgunlaşmasına ve manevî yolculuğunda ilerlemesine vesile olan Kadere ait bir takım kurallardır.

(Bahisle ilgili mektup Risale-i Nur Külliyatından Kastamonu Lâhikası s.10’da geçer.)

Borçtan, sıkıntıdan, iç daraltan birşeyden kurtulmak için hangi dua edilmeli?

Sıkıntıdan kurtulmak için sebeplere yapışmak gerekir. (Çalışmadan dua eden, silahsız savaşa giden gibidir) hadis-i şerifi de sebeplere yapışmayı emretmektedir. Kur’an-ı kerimde mealen, (Her zorluğun bir kolaylığı vardır) buyuruluyor. Sıkıntıdan kurtulmanın da çaresi vardır. Hiç boş vakit geçirmemeli, kendine faydalı bir meşgale bulmalıdır. (Sabır kurtuluşun anahtarıdır) sözüne uymalı, çalışıp sabrederek bir çıkış yolu aramalıdır.

Psikolog doktorlar, sıkıntının başlıca çaresinin meşgale olduğunu söylüyorlar. Kendinize severek yapacağınız işler bulursanız, rahatlarsınız. Ayrıca manevi yönden, bazı dualar okumanız da faydalıdır.

SIKINTIDAN KURTULMAK İÇİN OKUNACAK DUALAR

Hadis-i Şerifler’de buyuruluyor:

1- (Her gün sabah akşam yedi kere, “Hasbiyallahü la ilahe illahü aleyhi tevekkeltü ve hüve Rabb-ül arşil azim” okuyan, dünya ve ahiret sıkıntısından kurtulur.) [İbni Sünni]

2- “La havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil aziym” okumak, 99 derde devadır. Bunların en hafifi sıkıntıdır.) [Hakim]

3- (Bir sıkıntıya düşünce, “Bismillâhirahmanirrahim velâ havle velâ kuvvete illa billâhil aliyyil azim” diyeni Allahü teâlâ, sıkıntı ve belalardan muhafaza eder.) [Deylemi, İbni Sünni]

4- (Rızka kavuşan çok Elhamdülillah desin. Rızkı azalan çok istiğfar etsin. Üzülüp sıkılan, la havle vela kuvvete illa billah desin.) [Beyheki, Hatib]