Nazar Duası Tüm Yönleriyle Nazardan Korunma Duaları

Nazar Duası Türkçe Okunuşu Anlamı ve Nazardan Korunma Duası Hakkında Bilgiler

Öncelikle Nazar; kötü niyetli, haset dolu bir düşüncenin beyinde oluşmasıyla veya aşırı sevgi ve hoşlanmakla meydana gelen duygu yoğunluğunun gözler vasıtasıyla insanlara ve canlı-cansız diğer varlıklara olumsuz etkisidir.Haset ise; kişinin, sahip olmadığı veya olamadığı bir şeyi başkalarında görünce, o şeyin o kişi ve kişilerden yok olmasını ve kendinde var olmasını aşırı bir rağbetle istemesidir.

Dinimizde nazarın varlığı kabul edilmiş ve insana, hayvana, nesnelere tesir edip zarar vereceği belirtilmiştir. Bizzat Allah Resûlü (sav), “Nazardan Allah’a sığınınız. Nazar gerçekten haktır.” ve “Nazar haktır; insanı mezara, deveyi kazana koyar.” buyurarak nazarın gerçek olduğunu birçok defa beyan etmiştir.Nazar değmesi meydana gelmişse dua okumak suretiyle tesirinden kurtulmaya çalışmak, sünnete uygun olan davranıştır. Allah Resûlü (Sav) nazardan korunmak için hep dua okunmasını tavsiye etmiş ve “Kişi takındığı şeye havale edilir.” buyurarak nazarlık takılmasını hoş görmemiştir.

Nazar Duası Nazar Nedir?

“Nazar” Arapça asıllı bir kelime olup “na-za-ra” kökünden türetilen bir mastardır. Bakmak, göz atmak, görmek ve bir işi iyiden iyiye düşünmek anlamlarına gelmektedir. Bu kelime Türkçede “Göz değmesi ya da bakmak suretiyle, bakılanda maddi ve manevi bir etki meydana getirmek.” anlamında kullanılmaktadır.

Tanımından da anlaşıldığı gibi nazarı iki kategoride ele almak mümkündür.

Nazardan Koruyan Dualar

Kötülük Niyetiyle Olmayan Nazar

1.İstem dışı olarak bazen seven kişiler bile birbirlerine nazarları ile zarar verebilirler.
2.Allah Resûlü’nün tıbba dair sözlerini kaydeden eserlerde, bazen insanın kendi kendine nazar edebildiği de aktarılır.
3.Allah Resûlü (sav) “Adem oğullarının hepsi haset eder, insan konuşmadıkça ve el hareketinde bulunmadıkça hasedi zarar vermez.” buyurarak hasedin herkesin tabiatında var olduğunu belirtir. Ancak bu haset, söz ve fiile dönüşmedikçe nazar meydana gelmez.

Hasetle Olan Nazar

Allah Resûlü (sav) “Sizden önceki ümmetlerin hastalığı size de sirayet etti. O hastalık ise, haset ve düşmanlıktır. Bunların ikisi sakalı tıraş etmez, dini tıraş ederler.” buyurarak bazı insanların bilerek haset ettiğini belirtir.

Haset eden kişi, haset ettiği şeyin o kişiden zevalini ister. Bu isteğinde ısrarlı olursa, başkalarına verdiği zarardan dolayı sorumlu olur.

Örneğin, Cahiliye Araplarında Beni Esed kabilesi nazar ile tesir etmede meşhur olmuştu. Bunlardan biri, bir kişiye veya hayvana nazar etmek istediği zaman, çadırında üç gün aç kalır ondan sonra çadırın kenarını kaldırarak hayvan sürüsüne bakar ve “Bunlar ne güzel hayvanlardır.” derdi. Bunun üzerine o sürünün tamamı veya çoğu helak olurdu. Bu kıssa bize nazarın isteyerek meydana getirilebileceğini gösteren iyi bir örnektir.

Nazar-Haset İlişkisi

“Haset”, lügatte asıl olarak “kabuk” anlamındadır. “Hasedu’ş-şecere” ağacın kabuğunu soymak anlamına gelir. Ağacın kabuğu soyulduğunda ağaç kurur.

Nazar, kem göz sahibi olan şahsın ruhundan ileri gelen bir tesirdir. Nazar sahibi idrak ettiği bir maddeyi veya hali güzel bulur. Onu güzel bulma hususunda çok ileri gider. Bu çeşit bir hoşlanma ve güzel bulmadan haset hâsıl olur. Çekememezliğe ve kıskançlığa dayanan bu his, kıskandığı maddenin veya halin, ona malik olan şahıstan alınmasını kasteder.

İşte bu denli bir kıskançlık duygusu besleyen kişide negatif bir enerji oluşur. Bu negatif enerji kendisinde kalırsa kendine zarar verir ve onu hasta eder. Kendisinde oluşan negatif enerjiyi göz vasıtasıyla kıskanılan kişi veya canlı-cansız varlıklara ulaştırırsa onlara zarar verebilir.

Haset edenin gözünden çıkan o zehirli ok misali ışınlar, ulaştıkları yeri sapa sağlam ve her tarafı kapalı muhkem bir kale gibi bulursa içeri girme imkânı bulamaz ve geri döner. Günlük hayatta bize yönelen zehirli manevi ışınlara hedef olmamak için, manevi kalkan olan dua zırhını her zaman üzerimizde bulundurmamız gerekir.

Hangi Tip İnsanların Nazarı Tesirlidir?

Nazara, gözü vasıtasıyla başkalarına zarar veren kişidir. Nazar, istisnasız her tip insandan meydana gelebilir. Ancak halk arasında ‘nazarı etkili’ diye belirtilen insan tiplerini şöyle sıralayabiliriz:
1- Sık kıllara sahip kadınlar ve köse olan erkekler: Bu kişiler kendilerindeki bu eksikliği gideremedikleri için, bu tür eksikliği olmayan kişileri kıskanıp onlara nazar verebilirler.
2- Mavi, yeşil ve sarı renk gözlere sahip olanlar ve ön dişleri ayrık olan kişiler: Nazar, göz rengi ve diş aralığı ile ilgili olmayıp tamamen ruha bağlı bir tesirin göz vasıtasıyla vuku bulmasıdır.
3-Yaşlılar ve özellikle yaşlı kadınlar: Gençler gibi olamayınca, onları kıskanmaya başlarlar ve onların kendileri gibi olmalarını dilerler. Bu durumda onlara nazar edebilirler.
4-Körocak kadın ve erkekler: Bunlar da kendilerinde bir eksiklik hissederler. Bu tür kişiler iradi veya gayri iradi olarak anne ve babaların kendileri gibi körocak olmasını isterler. Başka bir ifadeyle haset ettikleri kişilerin çocuklarının ölmesini temenni ederler.
5-Akrabalar: Akrabalar birbirleriyle sıkı ilişkilere sahip oldukları için, aralarındaki güzel olan şeylere diğerlerinden daha fazla şahit olurlar. Bazen insanlar, akraba ve hatta kardeş olarak birbirlerini kıskanabilirler.
6-Çirkin yüzlü erkek ve kadınlar
7-Kaşları kalın ve bitişik olanlar:
8-Kambur, tek gözlü ve kocaman vücuda sahip olanlar: Aynı şekilde bu tür noksanlığı olan kişiler de, kendilerinden üstün gördükleri kişileri kıskanırlar.

Nazar Duası

Toplum tarafından nazarcı olduklarına inanılan yukarıda saydığımız insan tipleri tamamen toplum fertlerinin bir kabulüdür. Bu tür görüşler tamamen kabul edilemeyeceği gibi, tamamen de reddedilemez. Ancak nazar, sadece bu tip kişilerden meydana gelmez. Umumi bir vakıa olarak, toplumda yaşayan bütün fertlerden vuku bulabilir. Toplum içinde bazı insanları, sahip oldukları eksiklikten dolayı “nazarcı” diye ilan etmek ve toplumdan dışlamak uygun bir davranış değildir.

Nazardan Korunma Duası

Nazara En Çok Kimler Maruz Kalır?

Nazara daha fazla maruz kalanları şöyle sıralayabiliriz:
— Evlilik yaşına gelmiş baliğ genç kızlar
— Düğün vaktinde gelin ve damat
— Nifasta (lohusa) olan kadın
— Güzel yüzlü kişiler
— Zeki olan kişiler
— Mükemmel bir vücuda sahip olanlar
— Bebekler (küçük çocuklar)

Göz Renginin Nazara Etkisi

Nazarın oluşumunda gözler sadece bir araçtır. Asıl tesir ruha veya nefse aittir.
Nazar değmesi göz vasıtasıyla oluştuğu için, genellikle nazarı tesirli kişilere kem gözlü denmektedir. Aslında bu kişiye kem nefisli veya kem ruhlu demek daha yerinde olur. Çünkü ‘kem gözlü’ demekle kabahati araçta aramış, gerçek fail olan ruh veya nefsi unutmuş oluyoruz. Eğer insan, gördüğü kişi veya şeyi kıskanmasaydı, onda negatif enerji oluşmazdı ve göz bu enerjiyi taşımak zorunda kalmazdı.

Gözler, renklerine göre farklı etkilere sahiptirler. Etkileri farklı olunca nazar değdirmeleri de farklı olur. En etkili tesire sahip olan göz, nazarı en kuvvetli olan gözdür. Bu durumu gözlerin negatif enerjiyi gönderme hızlarına da bağlayabiliriz, ‘şüphesiz, çok parlak olan bir nesne kendisine çarpan ışığı çok iyi yansıtır. Parlaklığı az olan nesne ise kendisine çarpan ışığı iyi yansıtmaz. Göz renklerinin durumu da yansıtmada farklılık arz eder. Mavi gözün nazar değdirmede en etkili olduğunda toplumun genel bir kanısı olduğu gibi, bilimsel çalışmalar da bunu desteklemektedir. Lise öğrencilerinin yaptıkları bir deney de, mavi gözün en etkili nazara sahip olduğunu ortaya çıkarmıştır. Öğrenciler bu deneyde birkaç farklı deney grubu oluşturmuşlardır. Her bir grup farklı göz rengine sahip olup, aynı sayıda birkaç kişiden oluşmaktadır. Her bir grubun önüne bir saksı içinde menekşe konmuş ve aynı süreyle bakması sağlanmıştır. Süre bitince, mavi gözlülerin baktığı menekşenin diğerlerine göre daha çok solduğu görülmüştür.

Göz renginin nazar değmesi üzerinde her ne kadar etkisi olsa da tek başına nazarın meydana gelmesinde etkili değildir. Çünkü nazar değmesinde göz bir araçtır. Aracın etkisi, ancak aracı kullanan kişinin marifetiyle ortaya çıkar. Göz renginin negatif ışınları iletmede etkisi vardır. Ancak negatif ışınların oluşumunda herhangi bir etkisi yoktur.

Nazar Boncuğu Takmak Doğrumu ?

Çeşitli boncuklar ve tasvirler, nazarın tesirini yok edemez. Bu tür boncukların ve tasvirlerin dikkat çekme özellikleri vardır. İlk bakışta hasetle bakan kişinin dikkatini çekerse, nazar değmesini geciktirir. Bazen de nazar boncuğunu görenin aklına ‘nazar değmesi’ gelir ve nazarının tesirli olduğunu bilen, buna engel olmaya çalışır. Bu kişi, nazarı hatırlayınca “Maşallah” derse nazar değmesi Allah’ın izniyle gerçekleşmez. İşte başlangıçta bu düşünce ile kullanımı yerleşen bu tür maddi şeylere, zamanla bir anlamda nazarı önleme gücü isnat edilmiş, bu inanç da insanları yanıltmıştır.

Burada nazar değmesini, boncuk ve benzeri nazarlık önlemez. Nazar değmesini önleyen Allah’tır. Bazen insanlar hakiki müessiri unutup eserleri öne çıkarırlar. Dinimiz, insanların eserlere takılıp gerçek müessiri unutmaması için önlem almış ve nazarlık gibi sebeplerin ortadan kalkmasını istemiştir. Her şeyin müsebbibi olan Allah’ın her zaman hatırlanması için, bu tür takılar batıl kabul edilmiştir. Hatta Allah Resûlü (sav) bu konuda, “Kişi takındığı şeye havale edilir.” buyurarak, Cahilliye Araplarında yaygın olan nazarlıkları hoş görmediğini ifade etmiştir. Nazar için hem kendisi dua okumuş, hem okutmuş, hem de nazar değen çocuklar için dua okunmasını emretmiştir.

Nazar İçin Okunacak Dualar

NAZAR ETKİ ÇEŞİTLERİ

Nazarı kuvvetli olan kişi de, gözlerinden aynı radyoaktif ışınlarına benzer bir ışını, kıskandığı kişi, hayvan ve eşyaya ulaştırır. Gönderdiği bu negatif ışınlar, ulaştığı kişi veya şeye zarar verir.

Nazar değmesinin şiddetini Alfa Beta (B) ve Gama (Y) ışınları ile açıklayabiliriz. Bunların her birisinin etkisi farklı olduğundan verecekleri zarar da farklı olur. Şimdi bu ışınları ayrı örneklerle açıklayalım.

Mesela imrenmeyle fırlatılan bir nazarı Alfa ışınına benzetebiliriz. Bu nazarın tesiri fazla olmayıp çabuk geçer ve değdiği kişi veya şeye çok az zarar verir. Günlük hayatta bu tür nazar vakıaları çokça meydana gelir. Ancak tesiri fazla olmadığı için kayda değer bir zarara sebebiyet vermemektedir. Bu nazar çeşidi en hafif olanı olup, bunun meydana gelmesi tabiidir. Buna karşı önlem almak hem mümkün değildir, hem de gereksizdir.

Orta şiddetli nazar değmesine Beta (B) ışınlarım örnek verebiliriz. Bu tür nazar haset ile gerçekleşen ani ve istemsiz bir bakışın sonucunda meydana gelir. Bu nazar çeşidi diğerine göre daha etkili ve zararlıdır. İnsana, hayvana ve nesnelere etki ettiğinde zarar verir. İnsanı hasta edebilir, hayvanları telef edebilir ve nesneleri etkileyebilir. Beta (B) ışınının etkisiyle eşleştirdiğimiz orta şiddetteki nazarın dua okuyarak tesirinden kurtulmak mümkündür.

En şiddetli nazar değmesine Gama (Y) ışılarının şiddetini örnek verebiliriz. Bu tür nazar çok büyük bir hasede ve kasten değdirilmek istenmesi sebebiyle çok şiddetli olup, etkisi ve zararı büyük olur. Müşriklerin Peygamberimize (sav) değdirmek istedikleri ve Rabbinin O’nu tesirinden ve zararından koruduğu nazar bu bölüme girer. Bu durumda nazar eden çok şiddetli bir haset ve kin beslediğinden, bilinçli olarak ve kendisini konsantre ederek gözünden çok şiddetli negatif ışınlar gönderir. Bu ışınlar çok şiddetli olduğundan ulaştığı varlıklara ciddi zararlar verir. Bu denli şiddetli nazara uğrayan kişi tedavi edilmelidir.Allah Resulü (sav) bu nazar vakıasını duyunca “Biriniz kardeşini öldürür mü?” buyurarak nazar edene sitemde bulunmuştu.

Şüphesiz insan, tabiatında bulunan negatif enerjiden sorumlu değildir. Alfa ve Beta ışınları ile örneklendirdiğimiz nazar türlerinde insanın bir müdahalesi ve kastı olmadığından, bunlar kişiye günah kazandırmaz. Ancak gama ışınlarım örnek vererek açıkladığımız nazar türü çok zarar verdiğinden ve bilinçli yapıldığından sahibine günah yükletir.

Hatta geçmişte İslâm hukukçularından bazıları, insanlara zarar vermemesi için, nazarı kuvvetli kişilerin iaşelerinin devlet tarafından verilmek suretiyle evlerine hapsedilmelerini istemişlerdir.

En uygun olan yöntem, bu tür kuvvetli nazara sahip olan kişilerin, bir şey hoşlarına gittiğinde veya bir kişiye haset ettiklerinde bereketle dua etmeleridir.

Nazar değmesi inancı, Kur’ân-ı Kerim nazil olmadan ve İslâm dini yeryüzüne yayılmadan önceki toplumların hemen hepsinde mevcuttur. Nazar inancı ve nazar için alınan tedbirler ile yapılan uygulamalar yeni olmayıp, asırlardan beri devam ede gelen bir olay­dır.

Yahudilikte Nazar

Üç ilahi dinden biri olan Yahudilik’te nazar değmesi inancına rastlanmaktadır. Yahudilerin şu anki kitabı olan Tevrat’ta şöyle denilmektedir: “Kem gözü olanın ekmeğinden yemeyeceksin!”

Hıristiyanlıkta Nazar

Kutsal kitaplardan biri olan İncil’de de şu sözler geçmekte­dir: “Bedenin ışığı gözdür. Bu nedenle, gözün sağlam ise bütün bedenin aydınlıktadır. Eğer gözün bozuk ise tüm bedenin karan­lıktadır. Eğer şendeki ışık gerçekten karanlıkta ise o karanlık ne denli korkunçtur.”

Diğer Topluluklarda Nazar

İlahi dine mensup olmayanlarda, cahilliye devrinde ve değişik zamanlarda yaşamış çeşitli topluluklarda, eski Türklerde nazar biliniyor ve kendilerince bir çok korunma yöntemi uyguluyorlardı. Şimdi ki çoğu uygulama o zamanlardan günümüze kadar kalanlardır.

GÜNÜMÜZDE NAZARIN PSİKOLOJİK ETKİSİ

Şimdiye kadar nazar için herhangi bir tıbbî araştırma yapılma­mıştır. Sünnet’e baktığımızda, bu manevi hastalığın insanı ölüme dahi götürebildiği beyan edilmiştir.

Yaptığımız araştırmalara göre nazar, insan psikolojisi üzerin­de etkili olan bir stres halidir. İnsanın psikolojik olarak kendisini rahatsız hissetmesi bünyesini zayıflatır ve hastalanmasına neden olabilir. İnsan, nazardan korunduğuna inanırsa kendisini daha ra­hat hisseder, moral bulur ve kendisine olan özgüveni artar. Böy­le olunca insanın sebepsiz yere hastalanması ortadan kalkabilir. Dua insanı rahatlatır ve insan dua ile moral kazanır. Aynı zaman­da insan, dua yoluyla nazardan korunduğuna inanır ve yine bu inancı kendisi üzerinde koruyucu bir etki yapabilir.

Nazarın Sosyal İlişkilere Etkisi

İnsanlar çoğunlukla, toplum içinde kem gözlü olarak meşhur olan kişilerden uzak durmuş, onlarla sosyal ilişki kurmaktan ka­çınmışlardır.  Nazarı kuvvetli olan birine örnek : Köyde yaşayan bir kişi varmış halk bu kişiyi, gördüğü her şeye nazar edebi­lecek biri olarak tanınmakta ve halk arasında onunla ilgili birçok hadise anlatılmaktaymış köyde bir kişinin kırmızı koyunları varmış koyunlarını otlatırken nazarı kuvvetli diye bilinen kişi oradan geçiyormuş. Koyunları görünce “Vay be! Senin koyunlarının hepsi kırmızı.” demiş. (Kırmızı koyun  bölgede pek az bulunduğu için pek kıymetlidir.) Koyun sahibi şahsın bu sözü üzerine birkaç gün içinde kırmızı koyunlarının hepsinin öldüğü­nü anlatır.İşte nazarı kuvvetli olan bu adamı tanıyanlar onunla kolay kolay sosyal ilişki kurmaz, onu gördükleri zaman başka tarafa yönelirlerdi.

Bu durumda en doğru çözüm, nazarı kuvvetli kişile­rin “Maşallah” “Bârekallah” kelimelerini telaffuz etmeyi alışkan­lık haline getirmeleridir. Çünkü bir insan hoşuna giden bir şey gördüğünde “Maşallah”, “Bârekallah” dediğinde nazarı değmez.

Anadolu Geleneğinde Nazar

Halk tarafından naza­ra karşı uygulanan bu yöntemler farklılıklar arz etmektedir. İslâm dininin ilkelerine uyuyorlarsa, bu âdetlerin uygulanmalarında, sakınca yoktur. Çünkü Peygamberimiz (sav) dinin ilkelerine ve ruhuna aykırı olmayan inançların ve âdetlerin devamına müsaade etmiştir. Ancak, dinin özüne aykırı olmayan inanç ve uygulamaların devam etmesiyle beraber, bazı batıl inanç ve uygulamalar da Müslümanlar arasına sızabilmiştir.

Anadolu’muzda nazar boncukları o kadar çok kullanılmaktadır ki, neredeyse girmediği ev, işyeri ve vasıta kalmamıştır. Bu cansız nesnelerin nazarı önlediğine inanmak -Allah korusun- insanı şirke götürebilir. Ancak insan, boncuğu, nazarı bizzat bunların önlediğine inanmadan sadece nazar eden kişilerin dikkatini çekmek niyetiyle takarsa bir sakıncası olmaz. Ancak nazar boncuğu sadece ilk görüşte dikkati çeker. Hasetçinin gözünden çıkıp haset edilen kişiyi hedef alan nazar ışınlarına engel olamaz. Bunun için bu konuda manevi bir tedbir olarak sünnette haber verilen duaların öğrenilmesi ve okunması gereklidir.

Bir yerde nazar değmesi için yapılan bir uygulama başka bir yerde yapılan uygulamaya benzememektedir.İslâm dininin nazar değmesi için önerdiği tedavi şekli aynı olup, her yerde uygulanabilmektedir. Bundan anlaşılan, dinimizde nazara karşı yapılan dualar ve uygulamalardan habersiz olan toplumumuz batıl inanışları alıp uygulamakta ve hurafelere sapmaktadır. Günümüzde toplumumuzun bazı kesimlerinde yaşlı kadınların nazar için yaptıkları, batıl inanç ve anlayışa dayalı uygulamaları sünnettenmiş gibi algılamak çok vahimdir..

KUR’ÂN-I KERİM DE NAZAR

Kalem Suresinin 51. Ayeti ve Nazar

Nazara işaret eden ayetlerin en meşhur olanı Kalem suresinin sonunda yer alan 51. ayettir. Ancak anlam bütünlüğünü bozmamak için 52. ayeti de beraber değerlendirmekte fayda mülahaza etmekteyiz. Kalem suresinin son iki ayetinin meali şöyledir:

“Doğrusu o kâfirler, Kur’ân’ı işittikleri zaman (sana olan düşmanlıklarından dolayı) neredeyse seni gözleriyle devireceklerdi. Hâlâ da ‘O, bir mecnundur.’ diyorlar. Hâlbuki o, bütün alemlere bir öğüttür.”

Bu ayeti İbn Abbas, Mücahid ve başkaları şöyle tefsir ederler: “Seni devireceklerdi.” ayetinin manası, sana gözleriyle nüfuz edeceklerdi veya gözleriyle sana nazar değdireceklerdi. Bunun da anlamı, “Allah’ın seni koruması ve himayesi olmasaydı, o kâfirler, sana olan öfkelerinden ve hasetlerinden dolayı seni nazarlarıyla kaydıracaklardı.” Bu ayet nazarın tesirinin ve isabetinin Allah’ın izniyle hak olduğuna delil olabilir.

“Doğrusu o kâfirler, Kur’ân’ı işittikleri zaman (sana olan düşmanlıklarından dolap) neredeyse seni gözleriyle devireceklerdi.” ayetini okumanın nazar değmesine engel olacağı ve tesirini yok edeceğini söylemek mümkündür. Çünkü Allah Resûlü (sav) hasetçilerin nazarından bu ayetle korunmuştur.

Ayetteki “Zikri işittikleri zaman” ibaresinden özellikle Hz. Peygamber’in (sav) Kur’ân okuduğu sırada kâfirlerin bakışlarının ileri derecede şiddetlendirdikleri anlaşılmaktadır. Allah (cc), Resûlü’nün hiçbir şeye takılmadan tebliğ vazifesine devam etmesini istemekte ve onu her türlü kötülükten koruyacağım bildirerek şöyle buyurmaktadır: “Ey Peygamber! Rab- binden sana indirilen buyrukları tebliğ et! Eğer bunu yapmazsan risalet vazifesini yapmamış olursun. Allah seni, zarar vermek isteyenlerin şerlerinden koruyacaktır. Allah kâfirleri hidâyet etmez, emellerine kavuşturmaz.” Bu ayet nazil oluca Allah Resûlü (sav) Rabbinin her zaman kendisini koruduğundan emin olduğu için, O’nu korumaya çalışan ashabına “Beni korumak için tuttuğunuz nöbeti bırakın. Rabbim beni cinlerden ve insanlardan korumuştur. Beni koruyacak hiç kimseye ihtiyacım yoktur.” buyurarak koruma işini bırakmalarım istemiştir.

Anlaşılan gözlerin tesir etmesi bazı kişilere mahsus olup, bu, Allah’ın (cc) dilediği kişiye dilediği şeyi vermesidir. Araplardan öyleleri vardı ki, herhangi bir şeye veya hayvana nazar değdirmek istediğinde bir çadıra çekilir, iki veya üç gün aç kalırdı da, iyice konsantre olduktan sonra çadırının kenarım kaldırıp şöyle derdi: “Bugüne kadar bu develer ve koyunlar gibisini görmedim.” Bunun üzerine gözünün değdiği o sürüden bir kısmı yere düşer de helak olurdu. Müşrikler bu denli kuvvetli nazara sahip bir adama gelip, Hz Muhammed’e (sav) nazar değdirmesini istemişler. O nazarcı, onların bu tekliflerini kabul etmiş ve şöyle bir şiir inşa etmişti:

“Kavmin seni seyit sayıyordu (kabul ediyordu),

Senin nazara uğramış bir seyit olduğunu hayal ediyorum.”

Bunun üzerine Allah (cc), nebisini bunların şerrinden korudu ve Kalem suresinin 51. ayeti nazil oldu.

Bu ayeti açıklarken insanın başkasına tesirde gözün kullanılması, Allah’ın (cc) tesiri ona vermesindendir. İnsan genellikle insanın vasıtasıyla eşyalara tesir eder. Bununla berber başkasına tesir etme, onun aracılığıyla olmadan da olabilir. Çünkü nazar edene bir şeyin vasıfları söylendiğinde, onun nefsi o şeye yönelir ve yöneldiği şeyi bozar.

Yusuf Suresinin 67. Ayetinde Nazar

Yusuf suresinin 67. ayetinin de nazar ile ilgili olduğu ifade edilmektedir. Bu ayet Hz. Yakub’un (aleyhisselâm), oğullarını Mısır’a gönderirken, nazardan korunmaları için onlara yapmış olduğu tavsiyeleri bize haber vermektedir.

“Ey! oğullarım! (Mısır’a) bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin! (ki size nazar değmesin). Mamafih ne yapsam, Allah’tan gelen hiçbir şeyi sizden uzaklaşmamam. Hüküm ancak Allah’ındır. Ben ancak ona tevekkül ettim. Tevekkül edenler de yalnız ona güvenmelidirler! dedi.”

Genellikle insanlar hoşlarına giden yakışıldı ve güzel birini gördüklerinde dikkatlerini bu kişiye yoğunlaştırabilirler. Ancak yakışıklı birkaç kişiyi -hele bunlar kardeş ise- bir arada gördüklerinde daha çok dikkat kesilirler. Dikkatlerini üzerlerine yoğunlaştırdıkları kişilere şiddetli haset neticesinde nazar edebilirler. Hz. Yakup’un (aleyhisselâm), çocuklarına böyle bir tavsiyede bulunması, kendisinin bilgeliğine işaret eder. Aynı zamanda bu hadise, nazar değmesinin ne kadar büyük zararlara sebep olabileceğine işaret etmektedir.

Nitekim Allah (celle ceiâiuhû) Hz. Yakub’un (aleyhisselâm) durumunu takip eden ayette şöyle beyan etmektedir: “Babalarının kendilerine emrettiği yerden (çeşitli kapılardan) girdiklerinde (onun emrini yerine getirdiler. Fakat bu tedbir) Allah’tan gelecek hiçbir şeyi onlardan savamazdı; ancak Yakub içindeki bir dileği açığa vurmuş oldu. Şüphesiz o, ilim sahibiydi, çünkü ona biz öğretmiştik. Fakat insanların çoğu bilmezler.”

Kehf Suresi’ndeki Bağ Sahibi ve Nazar

Kehf suresinin 32-44 arası ayederinde Allah (celle celâluhû) bize, kardeş ya da komşu olan iki kişi arasında geçen diyalogu örnek vererek şöyle buyuruyor: “Ey Resûlüm! Onlara şu iki kişinin halini misal getir. Onlardan birine iki üzüm bağı lütfettik, bağların etrafını hurma ağaçları ile donattık ve bahçelerin arasında da ekin bitirdik. Her iki bağ da meyvesini verdi, hiçbir şeyi eksik bırakmadı. O iki bağın arasında da bir ırmak akıttık. O şahsın başka serveti de vardı.

Zengin kişi arkadaşıyla konuşurken ona: “Benim.” dedi, “Malım ve servetim senden çok olduğu gibi maiyet, çoluk çocuk bakımından da senden daha ilerideyim.”

Zengin, gururu yüzünden kendi öz canına zulmeder vaziyette bağına girince;

“Zannetmem ki bu bağ bozulup yok olsun, kıyametin kopacağını da sanmıyorum. Bununla beraber şayet Rabbimin huzuruna götürülecek olursam, o zaman elbette bundan daha iyi bir akıbet bulurum.” dedi.

Konuşma esnasında arkadaşı bu şahsa: “Ne o?” dedi, “Yoksa sen, senin aslını topraktan, sonra da bir damla meniden yaratan, bilahare de seni böyle tam mükemmel bir insan şekline getiren Rabbini mi inkâr ediyorsun? Fakat sen inkâr etsen de şunu bil ki benim Rabbim Allah’tır. Rabbime hiç bir şeyi ortak saymam.”

Arkadaşı “Benim servetimin ve çoluk çocuğumun sayısının seninkinden daha az olduğunu düşündüğün zaman, bağına girdiğinde: “Maşaallah! Allah ne güzel dilemiş ve yapmış! Ondan başka gerçek güç ve kuvvet sahibi yoktur.” demeli değil miydin? Olur ki Rabbim senin bahçenden daha iyisini bana verir ve senin o bahçene gökten bir afet indirir de, bağın kupkuru toprak kesilir; yahut bağının suyu çekilir de ondan artık büsbütün ümidini kesersin.” diyerek sözünü tamamladı.

Çok geçmeden, bütün serveti kül oldu. Sahibi bu halini görünce, bağın çökmüş çardakları karşısında, yaptığı masraflarına, harcadığı emeklere acıyıp avuçlarını ovuşturarak kaldı! “Ah!” diyordu, “N’olaydım, Rabbime ibadette hiçbir şeyi ortak yapmamış olaydım!”

Hâsılı o, Allah’tan başka kendisine sahip çıkacak bir topluluk da bulamadı, kendi kendini de kurtaramadı. Öyle bir yerde himaye ve yardım, sadece hak ve hakikatin ta kendisi olan Allah’a mahsustur. En iyi mükâfatı da, en güzel akıbeti de veren O’dur.

Bu ayetlerde zengin bir kişinin Allah’ın kendisine verdiği serveti kibirlenme vesilesi kılarak fakir arkadaşına üstünlük taslaması tasvir edilmektedir. Bu ayetin içinde birçok ibretlik durum vardır. Ancak konumuz nazar değmesi olduğundan sadece bu konuyla irtibatını kurmaya çalışacağız. Bu kıssadan nazar değmesi ile ilgili iki ihtimal vardır.

Birincisi; bu ayetlerde iki bağ sahibi olan zengin, fakir arkadaşına karşı kibirlenmekte ve onun kıskançlık duygusunu tahrik etmektedir. Kıskançlık duymaya başlayan fakir arkadaş, etkileyen konuma girerek negatif enerji yaymaya başlar. Zengin ise nazardan etkilenen konuma girerek pozitif enerji yaymaya devam eder ve kendisini nazar değmesinden korumak için de “Maşallah” demediğinden fakir arkadaşının nazarı ona zarar verir.

İkincisi; zengin, bağlarına girdiğinde hem kibirlenir, hem de bağlarının durumu hoşuna gider. Hoşlanma sebebiyle kendisinde oluşan negatif enerji nazar değmesine dönüşür ve o bağlara zarar verir. Arkadaşı da kendisine, “Bağlarına girip onlardan hoşlandığın zaman, kibirlenmeyip Rabbinin üzerindeki nimetini unutmadan “Maşallah” deseydin.” diye uyarıda bulunur.

Kıskançlık dolu bakışlarla, insanın, karşısında duran kimseye kötü bakışlarını çevirerek o kişinin zararını veya başına bir felaketin gelmesini arzulamasıyla Allah da dilerse istediğini yaratır.

Bu tür bir istekte bulunan insan, Allah’tan (cc) şer istemiş olur. Şerri arzu etmesi dolayısıyla da bunun vebalini yüklenir. Şerden, zarar veren şeylerden sakınmak da, ancak Allah’ın (cc) himayesine girmekle mümkündür. Her ne kadar nazar değmesini kabul etmeyenler varsa da; gerek bu konuyu aydınlatan nakli delillerin sahih yollarla gelmesi, gerekse bu konuda müşahede edilen ve yaşanan olaylar, bunun bir hakikat olduğunu kanıtlamaktadır.

Netice itibariyle diyebiliriz ki; nazar haktır ve insan ile beraber başka varlıklara, nesnelere de tesir eder. Bu tesirin olması da Allah’ın (cc) izniyle olup, dilediği kişilere nazarın etki etmesini yaratabilir, dilediği kişileri de nazarın tesirinden korur. Nitekim Yüce Allah (cc), kendi Resulünü nazarın tesirinden korumuştu. Kur’ân-ı Kerim’de geçen bu iki ayet, müfessirlerin ekserisine göre, nazara işaret etmektedir. Nazarın olumsuz tesirinden kurtulmak için de, bu tesiri yaratana sığınmak gerekir.

Nazar Değen Birine Okunacak Dua

Nazardan Korunmak İçin Yapılması Gerekenler ve Nazar Duası

# Nazar için okunacak dualar nazardan korunmak ya da nazarı def etmek için bazı dualardan yardım alınabilir.

Peygamber Efendi’miz torunları Hasan ve Hüseyin’i nazardan korumak için şu duayı okurmuş;

Euzu bi kelimatillahi’t-tammeti min külli şeytanin ve hammetin ve min külli aynin lammeh

Anlamı: Her türlü şeytandan, zararlı olan her şeyden ve kötü gözden bütün kelimeleri yüzü hürmetine Allah’a sığınırım.

Peygamber Efendi’miz nazar için ayrıca;

”Allahümme barik fihi ve la tedarruhü”

Anlamı: ”Allah’ım bunu mübarek eyle. Ona zarar dokunmasına izin verme.”

Kalem suresinin 51 ve 52. ayetleri de nazara karşı okunmaktadır.

Ve in yekadullezine keferu leyuzlikuneke biebsarihim lemma semiu’z-zikre ve yekulune innehu le mecnunun ve ma hüve illa zikrun lil alemin.

Anlamı: Gerçekten o küfredenler Kur’an-ı duydukları zaman neredeyse seni gözleriyle yıkacaklardı. O kesin bir mecnundur diyorlar. Oysa Kur’an bütün kainat için büyük bir uyarıcıdır.

Nazar İçin Okunabilecek Dua

Bismillahirrahmanirrahim bismillahi azim-iş-şani şedid-il birri ma şaallahü kane habese habisün min hacerin yabisin ve şihabin kabisin. Allahümme inni radedtü ayn-el aini aleyhi ve ala men ehabb-en-naşi ileyhi ve fi-keyedihi ve kilyetihi lahmün rakikun veazmün dakikun fima lehu yeliku ferci-il başara hel tera min füturin sümmerci-il başara kerrateyni yenkalib ileyk-el basuru hasian ve hüve haşir ve in yekadüllezine keferu leyüzlikuneke biebsarihim lemma semi-uz-zikra ve yekulune innehü lemecnunun ve ma hüve illa zikrun lilalemine la havle vela kuvvete illa billah-il aliyyil azimi La ilahe illallahü hısni, men kale-ha dehale hısni ve men dehale hısni emine min azabi. Sadaka rasulullahi sallallahü teala aleyhi ve selleme.

Bu duaların haricinde nazar için, Fatiha Suresi, Ayetel-Kürsi, Felak Suresi ve Nas Suresi okunmalıdır. Sabah ve akşam 3’er defa Besmele çekilerek ardından” Bismillahillezi la yedurru maasmihi şeyün fil erdi vela fissemai ve hüvessemiulalim” okunursa nazar ve büyüden korunmak mümkün olur.

Nazardan korunmak için hangi dualar okunur?

İnsana, hayvana ve hatta cansıza da nazar değer. Nazar hastalık yapar, hatta öldürür. Kadınlara ve çocuklara daha çok tesir eder.

Peygamber efendimizin zamanında Esed oğullarından nazarı değen bir kimse var idi. Üç gün bir şey yemez, sonra çadırın bir tarafını kaldırıp oradan geçen bir deveye bakıp, (Bunun gibi bir deve hiç görmedim) der demez, deve yere düşer hastalanırdı. Müşrikler, bu adamı bulup Peygamber efendimizi nazarla öldürmesini istediler. Cenab-ı Hak da Resulullahı bunun nazarından korumuştur. Bu hususta Kalem suresinin (Nerede ise, kâfirler seni gözleri ile yıkacaklardı) mealindeki 51. âyet inmiştir.

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Nazar insanı mezara, deveyi kazana sokar.) [İbni Adiy]

(İnsanların yarısı nazardan ölür.) [Taberani]

(Nazar haktır.) [Müslim]

Kendisine nazar değen kimse, aşağıda bildirilen duaların birini veya tamamını okumalıdır.

1- Fatiha, Âyet-el kürsi ve dört kul [Kâfirun, İhlas, Felak, Nas sureleri] 7şer defa okunup hastaya üflenirse, büyü, nazar ve her dert için iyi gelir. Tuza okunup, suda eritilerek içmek de olur. Bir hadis-i şerifte de, (Fatiha ile Âyet-el kürsiyi okuyana, o gün nazar değmez) buyuruldu. (Deylemi)

2- Bir hadis-i şerifte, (Sabah akşam, [Besmele ile] 3 defa “Bismillâhillezi lâ yedurru ma’asmihi şey’ün fil Erdı ve lâ fissemâi ve hüvessemi’ul alim” okuyan, büyü ve nazardan korunur) buyuruldu. (İbni Mace)

3- Âyet-el-kürsi, Fatiha, iki kul euzü ve Kalem suresinin sonunu okumak çok iyi gelir. (Medaric)

4- Peygamber efendimiz, iki kul euzüyü okuyup buyurdu ki: (Bu iki sure ile [belalardan, nazardan] korunun! Hiç kimse, bu iki sure ile korunduğu gibi, başka şeyle korunamaz.) [Ebu Davud]

5- (Euzü bi-kelimâtillahittâmmeti min şerri külli şeytânin ve hâmmetin ve min şerri külli aynin lâmmetin) tavizini, sabah akşam 3 defa okunup kendine veya hastaya üflenirse, nazardan, cin, şeytan ve hayvanların zararından korur. (Mevahib)

6- Peygamber efendimiz nazar için (Allahümme barik fihi ve la tedarruhü) okurdu. (İbni Sünni)

7- Nazarı değen kimse veya herkes, beğendiği bir şeyi görünce Mâşâallah demeli, ondan sonra o şeyi söylemelidir. Önce Mâşâallah deyince, nazar değmez. Hadis-i şerifte, (Hoşa giden bir şeyi görünce, “Mâşâallah la kuvvete illa billah” denirse o şeye nazar değemez) buyurdu. (Beyheki)

8- Nazardan korunmak için âyât-i hırz denilen âyetleri okumalı ve üzerinde taşımalıdır.

9- İbni Âbidin hazretleri (Tarlaya kemik, korkuluk, hayvan kafası koymalı. Bir kadın, ürününe nazar değmemesi için ne yapacağını sorunca, Resulullah, (Tarlaya hayvan kafası as) buyurur. Bakan kimse, önce bunu görüp tarladaki ürünü sonra görür) buyuruyor. (Redd-ül-muhtar)

10- Tivele, temime ve efsun caiz değildir. Manasız veya küfre sebep olan rukyeyi okumaya Efsun denir. Nazarı bizzat önlediğine inanılan nazarlıklara Temime denir. Şirinlik muskası denilen rukyelere Tivele denir. Rukye, okuyup üflemek veya üzerinde taşımak demektir. Rukye, âyet ve hadis ile bildirilen dualarla yapılırsa taviz denir. Taviz ise caizdir. Hadis-i şerifte, (İlaçların en iyisi Kur’an-ı kerimdir) buyuruldu. (İbni Mace)

11- İmam-ı Rabbani hazretleri, talebeleri ile, uzak bir yere giderken, gece, bir handa kaldılar. (Bu gece bir bela zuhur edecektir. [Besmele ile] (Bismillâhillezî lâ yedurru me’asmihi şey’ün fil erdı ve lâ fissemâi ve hüves-semî’ul alîm) duasını üç defa okuyun) buyurdu. Gece büyük yangın oldu. Her odada eşyalar yandı. Duayı okuyanlara bir şey olmadı. Dert, bela, fitne, hastalık, nazar, sihir ve zalimlerin şerrinden korunmak için, sabah akşam, İmam-ı Rabbani hazretlerinin bildirdiğini hatırlayarak, 3 defa okumalıdır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Bismillâhillezî lâ yedurru me’asmihi şey’ün fil erdı ve lâ fissemâi ve hüves-semî’ul alîm) duasını sabah 3 kere okuyana, akşama kadar, akşam okuyana da, sabaha kadar hiç bela gelmez.) [İbni Mace]

Resûl-i Ekrem’in Okuduğu Nazar Duası
Okunuşu “Euzu bi kelimâtillâhi’t-tâmmeti min kulli şeytanin ve hammetin ve min külli aynin lammeh.”
Türkçesi “Her türlü şeytandan, zararlı şeylerden ve kem gözlerden bütün kelimeleri yüzü hürmetine Allah’a sığınırım.”

Dualar

Nazar duası Hz. Muhammed S.A.V.
Okunuşu “Allahümme barik fihi ve la tedarruhü”
Türkçesi “Allâh’im, bunu mübârek eyle. Ona zarar dokunmasina izin verme.”

Nazar Duası Hasan Basrî Hazretleri (Kalem Sûresi, 51-52)
Okunuşu “Ve in yekadullezîne keferû leyuzlikûneke biebsarihim lemmâ semiu’z-zikre ve yekulûne innehu le mecnûnun ve ma huve illâ zikrun lil âlemîn.”
Türkçesi “Gerçekten o küfredenler Kur’an-ı işittikleri zaman az kaldı seni gözleriyle yıkacaklardı. “O, mutlaka bir mecnundur” diyorlar. Oysa Kur’an bütün alemler için büyük bir uyarıcıdır..”

Yukarıdaki dualar korunmak için okunur eğer nazar değen bir kişi var ise sırasıyla yedişer defa Fatiha Suresi, Ayetü’l-Kürsî, Felâk Suresi, Nâs Suresini yedişer (7) defa okumalıdır.

Fatiha Suresi
“Bismillahirrahmânirrahîm. Elhamdü lillâhi rabbil’alemin Errahmânir’rahim Mâliki yevmiddin İyyâke na’budü ve iyyâke neste’în İhdinessırâtel müstakîm Sırâtellezine en’amte aleyhim ğayrilmağdûbi aleyhim ve leddâllîn”

Ayetel Kürsi
“Bismillahirrahmanirrahim Allahü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm. Lâ te’huzühû sinetün ve lâ nevm. Lehû mâ fis-semâvâti vemâ fil erd. Menzellezî yeşfeu indehû illâ biiznihi. ya’lemü mâ beyne eydîhim vemâ halfehüm velâ yühîtûne bişey’in min ilmihî illâ bimâ şâe vesia kürsiyyühüssemâvâti vel erd. Velâ yeûdühü hıfzuhumâ ve hüvel aliyyül azîm.”

Felak Suresi
“Bismillahirrahmânirrahîm. Kul e’ûzü birabbil felak min şerri mâ halak ve min şerri ğasikın izâ vekab ve min şerrin neffâsâti fil’ukad ve min şerri hâsidin izâ hased”

Nas Suresi
“Bismillahirrahmânirrahîm. Kul e’ûzü birabbinnâs Melikinnâs İlâhinnâs Min şerril vesvâsil hannâs Ellezî yüvesvisü fî sudûrinnâsi Minel cinneti vennâs”

Bunları okuduktan sonra yukarıda yer alan üç farklı nazar duası nazardan korunmak için her gün okunmalıdır.

Genelde bazı kaynaklar nazar duası aktarırken bir veya iki adet duadan söz ederler ve bunların her birini ayrı ayrı almamız gerektiğini ifade ederler. Oysaki önemli birçok İslam alimi, nazarın kötü etkisinden kurtulmak için bütün bu duaları birleştirip okumamız gerektiğini ifade ederler.

Gerçekten de duaları birleştirip tabiri caizse muhteşem bir sinerji meydana getirerek nazarın negatif gücünü devre dışı bırakmak çok daha faydalı ve defalarca denenmiş bir yöntem. Üstelik değerli İslam alimleri de bunu öneriyor zaten.

Nazar Duası Öncesinde Bir Soru :

Nazar duası, önceden maruz kaldığımız nazarı mı engeller yoksa, ilerideki nazar değmelerine de karşı koyabilir mi?

Cevap: Yazının başlığında da belirttiğim gibi nazar duası, harika bir koruma kalkanı olduğu için hem önceden maruz kalınan göz değmesine hem de ileriki süreçte yaşanabilecek göz değmelerine karşı etkili olacaktır inşâallah.

Nazarın hak olduğunu ve Peygamber Efendimizin (sav) bu konuda birçok hadisi olduğunu, örneğin: “Nazar insanı mezara götürür.” dediğini hatırlatarak nazar duasının nasıl okunması gerektiğini açıklayalım şimdi:

Namaz ve Nazar Duası  Nasıl Yapılır?

Değerli din kardeşim, şunu asla unutmamamız gerekiyor: Nazar, çok güçlü bir enerji akışı olduğu için buna karşı koymak için de çok güçlü kaynaklara ihtiyacımız var. Bu yüzden de bu duada hem abdest ve namaza, hem Allah’ın esmasına, hem Kur’an surelerine hem de birkaç Arapça ifadeye yer vermemiz gerekiyor.

Dolayısıyla yazının bundan sonraki kısmını daha dikkatli takip etmemiz gerekiyor, şöyle ki:

Öncelikle abdest almalı ve abdesti sadece, birazdan kılacağımız nazar namazı için almalıyız. Yani nazar namazına niyet ederek abdest almalıyız. Abdesti alıp kendimizi hazır hissedince de kılacağımız 2 rekatlık namaz için şöyle niyet getirmeliyiz:

“Allah’ım, ben falan kişiye (veyahut bana) değen nazarın etkisinin yok olması için ve bundan sonra falan kişiye (veya bana) nazar değmemesi için iki rekat namaz kılmaya niyet ettim. ”

Dikkat edersen bu niyette “falan kişiye veya bana” ifadelerini kullandık. Yani nazar duasının niyetinden de anlaşılabileceği gibi bu duayı hem yakınlarımız ve çevremizdeki kişiler için hem de kendimiz için yapabiliriz. Ayrıca duayı hem nazar değdikten sonra, hem göz değmeden önce koruma kalkanı olarak kullanabiliriz.

Gelelim 2 rekat namaza: Kılacağımız namaz, sabah namazının 2 rekatlık sünneti veya farzı gibi kılınabilir ve namaz içindeki dualar ve sureler de aynen sabah namazı gibi okunur.

Evet abdest, niyet ve 2 rekatlık namazın ardından yerde diz üstü otururken ellerimizi semaya kaldırıp şöyle dua etmemiz gerekiyor:

“Euzu bi kelimâtillâhi’t-tâmmeti min şerri kulli şeytanin ve hammetin ve min şerri külli effakin kazibetin ve min şerri kulli ğammazin hainetin ve min şerri kulli aynin lammetin ve min şerri kulli bid’atin dalleh.”

“Her türlü şeytandan, zararlı şeylerden ve kem gözlerden bütün kelimeleri yüzü hürmetine Allah’a sığınırım.”

Duanın önce Arapçasını sonra da Türkçesini okumamız gerektiğini söylemeliyiz.

Bu duayı tam 7 kez okumalı ve okurken de olabildiğince kısık ve içli bir edayla okumaya çalışmalıyız. Çünkü biliyoruz ki Hazret-i Peygamber (sav) dualarını içli ve kısık bir sesle yapar, dua ederken de ağlamaklı bir edaya bürünürdü. Bu bağlamda onu örnek almamız ve içli içli dua etmemiz gerekiyor.

Bu duadan sonra ise 7 kez Felak Suresi, 7 kez de Nas Suresi okuyarak Allah’a şu sözlerle seslenmeliyiz:

“Allah’ım, sen düğümlere üfleyenlerin şerrinden bizi koruduğun gibi yarattığın her türlü mahlukun kötülüğünden ve kem gözünden de bizi korursun. Sen, inayetin, rahmetin ve nusretinle bizi her türlü kötüden ve kötülükten koruyansın. Bizi “ahsen-i takvim” dediğin en güzel şekilde yaratan sen olduğun gibi en güzel şekilde yaşatan ve koruyup kollayan da sensin. Falanca kişiyi (veya beni) de tüm gözlerin etkisinden koru. Âmin.”

Bu duayı takiben aşağıdaki nazar ayetini 7 defa okumalıyız:

“Ve in yekadullezîne keferû leyuzlikûneke biebsarihim lemmâ semiu’z-zikre ve yekulûne innehu le mecnûnun ve ma huve illâ zikrun lil âlemîn.”

“Gerçekten o küfredenler Kur’an-ı işittikleri zaman az kaldı seni gözleriyle yıkacaklardı. “O, mutlaka bir mecnundur” diyorlar. Oysa Kur’an bütün alemler için büyük bir uyarıcıdır…” (Kalem Sûresi, 51-52)

Nazar ayetinin de önce Arapçasını sonra Türkçesini olmak üzere tam 7 kez içli ve samimi bir duruşla okuyup bitirince son olarak nazara karşı koruyucu olan 2 esma-yı hüsnaya geleceğiz. O esmalar şunlar:

Nazar Duası için 2 Mübarek Esma

Ya Şâhid
Ya Basîr

Bu esmaların ikisi de “göz”le ve “görmek”le ilgili mübarek esmalardır ve dolayısıyla İslam alimleri de bu iki ism-i şerifi sürekli olarak nazara karşı okumuşlardır.

Gelelim bu esmaların nasıl okunacağı sorusuna:

Bu esmaların her biri tam 33 kez okunmalı; ancak sadece kendileri değil aynı zamanda Ayete’l-Kürsi de 33 kez okunmalı. Şöyle ki:

Önce Ya Şâhid esmasını 1 kez, Ayete’l-Kürsi’yi 1 kez okuyacak şekilde 33 kez Ya Şâhid, 33 kez de Ayete’l-Kürsi okunacak. Yani sırasıyla 1 kez Ya Şâhid, 1 kez Ayete’l-Kürsi.

Sonra aynı işlemi bu kez de Ya Basîr için uygulayacağız; yani Ya Şâhid esmasında olduğu gibi Ya Basîr ism-i şerifinde de 1 kez Ya Basîr, 1 kez Ayete’l-Kürsi okunacak şekilde bu esmayı ve Ayete’l-Kürsi’yi de toplamda 33 kez okumalıyız.

Bu uygulamada toplamda 33 Ya Şâhid, 33 Ya Basîr ve 66 kez de Ayete’l-Kürsi okumuş olacağız.

Ve bu uygulamanın bitiminden sonra da nazar duasının şu özel duasını okuyup uygulamaya son vereceğiz:

Nazar Duasının Son Kısmı ve Özel Duası
“Allah’ım, senin Şâhid isminin şehadetine ve Basîr isminin basiretine sığınarak senden falanca kişiye (veya bana) nazar konusunda muazzam bir koruma kalkanı bağışlamanı istirham ediyorum. Sen, Peygamber Efendimiz (sav) bir savaşta savaşırken ona Cebrail’i gönderip şöyle söylemesini emir buyurmuştun: “Ya Muhammed, Allah sana cevşen adlı bu duayı gönderdi ve zırhını çıkarıp bunu takmanı söyledi.” Bunun üzerine Peygamber Efendimiz de üzerindeki zırhı çıkarıp gönderdiğin mübarek cevşeni takarak koruma kalkanına bürünmüştü. Şimdi ben de nazar duası ile falanca kişi (veya kendim) için böyle bir koruma kalkanı istiyorum. Âmin.”

Nazar değmesine karşı kalem suresinin 51 ve 52. ayetleri okunur.

Kalem suresi 51. ve 52. ayetler.
وَإِن يَكَادُ الَّذِينَ كَفَرُوا لَيُزْلِقُونَكَ بِأَبْصَارِهِمْ لَمَّا سَمِعُوا الذِّكْرَ وَيَقُولُونَ إِنَّهُ لَمَجْنُونٌ
وَمَا هُوَ إِلَّا ذِكْرٌ لِّلْعَالَمِينَ
Okunuşu :
Ve in yekâdullezîne keferû le yuzlikûneke bi ebsârihim lemmâ semiûz zikra ve yekûlûne innehu le mecnûn(mecnûnun).
Ve mâ huve illâ zikrun lil âlemîn(âlemîne).
Anlamı :
Şüphesiz inkâr edenler Zikr’i (Kur’an’ı) duydukları zaman neredeyse seni gözleriyle devirecekler. (Senin için,) “Hiç şüphe yok o bir delidir” diyorlar.
Halbuki o (Kur’an), alemler için ancak bir öğüttür.

Çocukları nazardan korumak için okunacak dua

“Uîzüküme bikelimetillahit tammat min külli şeytanin ve hammatin vermin külli aynin lammetin.”
Anlamı :
“Her şeytandan, zehirli haşarattan ve hasetle bakan gözden sizi Allah’ın kitabı ile korurum.”

إِنَّ رَبِّي لَسَمِيعُ الدُّعَاء
Şüphesiz Rabbim duaları işitendir (İbrahim suresi 39. ayet)

Nazardan korunmak için etkili dua ;

Her gün 998 kere “YÂ HAFÎZ celle celâlühû” zikrine devam eden, nazar olmaktan korunur. Nefsi de, her türlü kötülüklerden uzaklaşır.

إِنَّ رَبِّي لَسَمِيعُ الدُّعَاء
Şüphesiz Rabbim duaları işitendir (İbrahim suresi 39. ayet)

Etkili Nazar Duaları :
1-) ” Ve in yekâdullezine keferû leyuzligûneke bi-ebsârihim lemma semiûz-zikra ve yegûlûne innehu lemecnûn vemâ huve illâ zikrun li’l-âlemin.”
Kalem suresi 51 ve 52. ayetler
وَإِن يَكَادُ الَّذِينَ كَفَرُوا لَيُزْلِقُونَكَ بِأَبْصَارِهِمْ لَمَّا سَمِعُوا الذِّكْرَ وَيَقُولُونَ إِنَّهُ لَمَجْنُونٌ
وَمَا هُوَ إِلَّا ذِكْرٌ لِّلْعَالَمِينَ
Okunuşu :
Ve in yekâdullezîne keferû le yuzlikûneke bi ebsârihim lemmâ semiûz zikra ve yekûlûne innehu le mecnûn (mecnûnun).
Ve mâ huve illâ zikrun lil âlemîn (âlemîne).
Anlamı :
Ve inkâr edenler, zikri (Kur’ân’ı) işittikleri zaman gerçekten seni, neredeyse gözleri ile devirirler. Ve: “Muhakkak ki o, gerçekten mecnundur (delidir).” derler.
Ve O (Kur’ân), âlemlere zikirden (öğütten) başka bir şey değildir.

2-) Hz. Cebrail’in (a.s) Resulullah’a talim buyurduğu şöyledir :
” Allahumme ya ze’l-sultân’il-azim ve’l-menn’il-gadîm ve’l-vech’il-kerîm. Ya ze’l-kelimât’it-tâmmat ve’d-deavât’il-mustehâbât âfel-Hasan ve’l-Huseyn min enfus’il-cin ve a’yun’il-ins.”

3-) Hz. Cebrail’in Resulullah’a (s.a.a) öğrettiği ve Resulullah’ın da (s.a.a) oğulları Hasan ve Hüseyin’e (s.a.a) yazdıkları duası :
” Bismillâhi urgîke min kulli aynin hâsid. Allahu yeşfîk .”
Aşağıdaki ayet yazılıp nazara uğrayan insanın üzerinde bulundurması içindir. (el-Hacat 201)
Yasin suresi 79. ayet
قُلْ يُحْيِيهَا الَّذِي أَنشَأَهَا أَوَّلَ مَرَّةٍ وَهُوَ بِكُلِّ خَلْقٍ عَلِيمٌ
Okunuşu :
Kul yuhyîhâllezî enşeehâ evvele merratin, ve huve bi kulli halkın alîm (alîmun).
Anlamı :
De ki: “Onu ilk defa inşa eden (Yaratan), ona hayat verecek. Ve O, bütün yaratışları En İyi Bilen’dir.”

1-) Nazardan Koruyan Dualar
بســـم الله الرحمن الرحيم * وَاِنْ يَكَا دُالَّذِينَ كَفَرُو ا َليُزْ لِقوُ نَكَ بِا َبْصَارِهِمْ لَمَّا سَمِعُوا الذِ ّ كْرَ وَيَقوُ لوُ نَ اِنَّهُ لَمُجْنوُ نٌ * وَمَا هُوَ اِلا َّ ذِكْرٌ لِلْعَا لَمِنَ *
Okunuşu :
Ve in yekâdüllezîne keferû lâ yuzligu neke biebsarıhîm lemma semî ûzzîkra ve yeku lüne innehü lâ mücnûn. Ve mâ hüve illâ zîkrun lil âlemin.

2-) Nazardan Korunma Duası
Resûl-i Ekrem Efendimiz (asm), sabah-akşam yaptığı dualarında şu ifadeleriyle Cenab-ı Hakk’a sığınıyordu:

اَللّٰهُمَّ احْفَظْنِي مِنْ بَيْنِ يَدَيَّ وَمِنْ خَلْفِي وَعَنْ يَمِينِي وَعَنْ شِمَالِي وَمِنْ فَوْقِي وَأَعُوذُ بِعَظَمَتِكَ أَنْ أُغْتـَـالَ مِنْ تَحْتِي
Okunuşu :
“Allah’ım, önümden, arkamdan, sağımdan, solumdan ve üstümden (gelecek bütün tehlikelerden) beni koru. (Yere batırılmak suretiyle) ayağımın altından helâk edilmekten de Senin azametine sığınırım.”

3-) BNAZAR DEĞMESİNE KARŞI DUA :
ا ُ عِيذ ُكُمَا بِكَلِمَاتِ اللهِ التاَّ مَّةِ مِنْ كُلِّ شَيْطَا ن ٍ وَهَامَّةٍ وَمِنْ كُلِّ عَيْن ٍ لآمَّةٍ
Okunuşu :
Uîzükümâ bikelimâtillâhittâmmeti min külli şeytânin ve hâmmetin ve min külli aynin lâmmetin.
Manası :
İkinizi de (Hasan ve Hüseyin r.a.) bütün şeytanların, zehirli mahlukatın ve nazarı isabet eden kötü gözden (göz değmesinden) Allâhü Teâlanın kelimât-ı tâmmesine (noksansız kelimelerine) sığındırırım.

4-) KİŞİYE GÖZ DEĞMESİN DİYE OKUNAN DUA :
مَا شَاءَ الله ُ * بَا رَكَ الله ُ * لآ حَوْلَ وَلآقُوَّةَ اِلاَّباِللهِ
Okunuşu :
Maaşallah, Bârekallah, La havle ve la kuvvete illa billah.
Manası :
Allahü Teala mübarek etsin. Allahü Teala diledi de böyle iyi ve güzel oldu. Güç ve kuvvet yalnız ve yalnız Allahındır. Allahü Tealadandır.

Nazardan korunmak için okunacak sureler

Nazara gelen biri için aşağıdaki sureler kişinin üzerine okunur veya suya okunup içirilir yahut temiz bir kağıda yazılıp muska halinde taşıtılırsa Nazardan korunur nazar varsa bozulur.

*İhlas suresi
بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم
قُلْ هُوَ اللَّهُ أَحَدٌ ﴿١
اللَّهُ الصَّمَدُ ﴿٢
لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ ﴿٣
وَلَمْ يَكُن لَّهُ كُفُوًا أَحَدٌ ﴿٤

Bismillahirrahmanirrahim
1. Kul hüvallahü ehad
2. Allahüs samed
3. Lem yelid ve lem yuled
4. Ve lem yekün lehu küfüven ehad

*Felak suresi
بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم
قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِ ﴿١
مِن شَرِّ مَا خَلَقَ ﴿٢
وَمِن شَرِّ غَاسِقٍ إِذَا وَقَبَ ﴿٣
وَمِن شَرِّ النَّفَّاثَاتِ فِي الْعُقَدِ ﴿٤
وَمِن شَرِّ حَاسِدٍ إِذَا حَسَدَ ﴿٥

Bismillahirrahmânirrahîm.
1- Kul e’ûzü birabbil felak
2- Min şerri mâ halak
3- Ve min şerri ğasikın izâ vekab
4- Ve min şerrinneffâsâti fil’ukad
5- Ve min şerri hâsidin izâ hased

* Nas suresi
بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم
قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ النَّاسِ ﴿١
مَلِكِ النَّاسِ ﴿٢
إِلَهِ النَّاسِ ﴿٣
مِن شَرِّ الْوَسْوَاسِ الْخَنَّاسِ ﴿٤
الَّذِي يُوَسْوِسُ فِي صُدُورِ النَّاسِ ﴿٥
مِنَ الْجِنَّةِ وَ النَّاسِ ﴿٦

Bismillahirrahmânirrahîm.
1- Kul e’ûzü birabbinnâs
2- Melikinnâs
3- İlâhinnâs
4- Min şerrilvesvâsilhannâs
5- Ellezî yüvesvisü fî sudûrinnâsi
6- Minelcinneti vennâs

*Ayetel-Kürsi
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
اَللهُ لآ اِلَهَ اِلاَّ هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ لاَ تَاْخُذُهُ سِنَةٌ وَلاَ نَوْمٌ لَهُ مَا فِي السَّمَوَاتِ وَمَا فِي اْلاَرْضِ مَنْ ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ اِلاَّ بِاِذْنِهِ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ اَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلاَ يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِنْ عِلْمِهِ اِلاَّ بِمَا شَآءَ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَوَاتِ وَاْلاَرْضَ وَلاَ يَؤُدُهُ حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ

Bismillahirrahmanirrahim.
Allâhü lē ilēhe illē hüvel hayyul kayyûm. Lē te’huzühû sinetüv-ve lē nevm. Lehû mē fis-semēvēti vemē fil ard. Menzellezî yeşfeu indehû illē biiznih. ya’lemü mē beyne eydîhim vemē halfehüm velē yühîtûne bişey’im-min ilmihî illē bimē şē’. Vesia kürsiyyu hüssemēvēti vel ard. Velē yeûdühû hifzuhumâ ve hüvel aliyyül azîm.

Yüce Rabbim Dualarınızı Kabul Etsin…

Aşağıda Nihat Hatipoğlu’nun videolarını izleyerekde bilgi alabilirsiniz.